Sustu kadın. ‘Nasıl olsa anlamayacaklar’ dedi ve sustu. Oysa konuşabilseydi, anlatabilseydi içinde kopan fırtınaları… Anlayacak birileri olurdu belki. Ama o susmayı seçti. Tüm söylenecekleri boğup gömdü içine. Her yutkunuşta biraz daha gömüldü içinde kelimeler. Her nefes alaşında, yavaş yavaş karıştılar kanına.
Eğer bilseydi kadin kelimelerin zehirli olduğunu, her susuşunda kanına zehir akkıttıklarını bilseydi. Kelimeleri hapsettim sanarken, aslında hapsolanın kendisi olduğunu bilseydi…
Ama bilmiyordu, sustu kadın. ‘Nasil olsa anlamayacaklar’ dedi ve sustu.